2015 OCAK AYI VERİMLİLİK TOPLANTISI

2015 Ocak ayı verimlilik toplntısı 18.02.2015 çarşamba günü Genel Sekreterliğimizin ev sahipliğinde Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi toplantı salonunda gerçekleşmiştir.


Devamı...

3 adet yeni yapılmaya başlanan cerrahi girişimler var.

1.'si Transrektal USG eşliğinde Prostat Biyopsisi Hastanemizde Başarıyla Yapılmaktadır....

Transrektal Ultrason Eşliğinde Biyopsi Nedir? 
Ultrason eşliğinde makattan girilerek prostattan parça alınmasıdır
Kimlere Yapılır? 
PSA yüksekliği olan ve/veya parmakla prostat muayenesinde prostatında nodül veya sertlik saptanan hastalara uygulanır.
Yapılış Nedeni Nedir?
Prostat büyümesi genellikle iyi huylu bir büyüme şeklindedir. Prostat büyümesine bağlı belirtilerin meydana gelmesi sosyal yaşamı etkileme dışında önemli bir sağlık sorununa yol açmayabilir.
Çok sayıda kanser türlerinde olduğu gibi, prostat kanserinin de tipik erken belirtileri yoktur. Prostat kanserinin başlangıç aşamasında hasta ilk önce herhangi bir şey fark etmez. Prostat kanseri ancak hastalık iyice ilerleyip idrar yolunu sıkıştırmaya başladığındaki; bu da en geç evrede izlenir, rahatsızlıklara yol açar.
Prostat Biyopsisi Yapılmazsa Ne Olur? 
PSA yüksekliğinin sebebi tam olarak anlaşılamaz. Parmakla yapılan muayene sonrasında tespit edilen sertlik ve nodüllerin iyi huylu veya kötü huylu olduğu anlaşılamaz. Hastalığın erken teşhis şansı kaçırılmış olur.

Hastanemizde Üroloji uzmanı Op. Dr. Doğukan SÖKMEN tarafından Transrektal Ultrasonografi eşliğinde Prostat Biyopsisi başarıyla yapılmaya başlanmıştır.


Bu habere ait resim 1. resim ektedir.


2.'si Büyük Böbrek taşlarında kapalı yöntem Amasya'da bir ilk Perkütan Nefrolitotomi...

 Eğer, böbrek taşı 2 santimetreden büyükse ya da ESWL (cilt dışından ses dalgaları ile taş kırma tedavisi) tedavisi ile kırılamamışsa bu yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntem genel anestezi ile uygulanmaktadır. Bel bölgesine bir santimetre civarında bir kesi açılmaktadır. Kesinin ardından bir kanal oluşturulmaktadır. Oluşturulan bu kanal yardımıyla böbreğin içerisine girilmektedir. Daha sonra taşlar bulunduğu yerde kırılarak dışarı çıkarılmaktadır. Bu yöntem bir kapalı ameliyat tekniğidir. Kamera yardımı ile alınan görüntü ekrana verilmektedir. Ameliyatı gerçekleştiren cerrah, operasyonu buradan takip eder. Böbrekte bulunan taşlar çoklukla pnömatik, ultrasonik  ya da lazer taş kırıcılar sayesinde kırılmaktadır. Operasyon sona erdiğinde 2–5 gün aralığında idrarın belirli bir süre için dışarı çıkarılmasını sağlayan bir tüp takılabilmektedir.Bu yöntemde kesi çok küçük olduğu için hasta kendisini çok daha çabuk toparlamaktadır. Bu sayede hasta hastaneden çok daha erken taburcu olarak günlük yaşamına da hızlı dönmektedir.
Hastanemizde Üroloji uzmanı Op. Dr. Doğukan SÖKMEN tarafından perkütan nefrolitotomi ameliyatı başarıyla yapılmaya başlanmıştır.

Bu habere ait resim 2. resim ektedir.

3.'sü Amasya'da bir ilk  Ürolojide Laparoskopik Ameliyatlar başarıyla yapılmaktadır...

Laparoskopi nedir?

Laparoskopi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesi prensibine dayanan bir ameliyattır. Karın içini aydınlatarak, hastalık veya problemleri doğrudan gözlemleme ve de gerekirse aynı anda karında çeşitli bölgelerine açılan 3 - 5 mm'lik deliklerden içeri sokulan yardımcı aletler ile tedavi olanağı da verir. Halk arasında kapalı, kansız ya da bıçaksız ameliyat olarak da bilinir.

Laparoskopik cerrahi nasıl yapılır?

Laparoskopik cerrahide ameliyat edilecek organlar yerleştirilen kamera ile ekrandan görünür hale getiriliyor ve ameliyat ekrandaki görüntülerle gerçekleştiriliyor. Kamera sayesinde çıplak gözle görülenden 20 kat daha büyük ve ayrıntılı bir görüntü elde edildiğinden anatomik yapıların daha ince detaylarına kadar görülebilmesi mümkün oluyor. Ameliyatın türüne göre giriş deliklerinin sayısı ve kesi yeri genişliği değişmekle birlikte genel olarak kesi yeri genişliği 0.5-1 cm arasındadır. 

Laparoskopi ameliyathanede genel anestezi altında hasta uyutularak yapılır. Bunun ana nedeni, karın içine uygulanan gaz verme işlemi uyanık kişide gerginlik ve ağrıya neden olmasıdır, bundan dolayı hastalar mutlak suretle uyutulur. Yerleştirilen boru şeklinde çeşitli çap ve uzunlukta kanüller yardımı ile karın içine gaz verilerek karın boşluğu genişletilir. Böylece aletler karın duvarından ayrılarak aletlerin çalışmasına olanak sağlayacak uygun genişlikte yer kazanılmış olur.

Laparoskopi kimlere yapılabilir?

Minimal invaziv cerrahi için herhangi bir yaş sınırı yoktur; yeni doğmuş bir bebekten 100 yaşındaki bir insana kadar herkese uygulanabilir. Seçimdeki temel belirleyici uygulamanın yapıldığı merkezin laparoskopik cerrahi birikimi ve özelikle çocuk yaş grubu için uygun donanıma sahip olup olmamasıdır. Ameliyat tercihi sırasında “ Açık cerrahi mi? Kapalı cerrahi mi?” sorusuna yanıt verirken, hastaya ve hastalığına ait özel durumun iyi bir şekilde değerlendirilmesi gereklidir. Özellikle daha önce açık cerrahi geçirmiş olan hastalarda karın içi yapışıkları nedeniyle zaman zaman yapılabilse de, bu durum laparoskopi cerrahiye engel teşkil etmektedir. 

Aslında her şeyden önce hastaların bu yönteme güven duyması ön şarttır; zira bir çok hasta halen açık cerrahi yöntemlere daha fazla güvenmekte, ameliyatlarının eksik yada yetersiz yapılacağını düşünmektedirler; oysa ki estetik görünümden ziyade tıbbi açıdan açık cerrahi yöntemlere göre çok daha üstün avantajlara sahiptir.

Laparoskopik cerrahinin avantajları nelerdir? Açık cerrahiye üstünlükleri nelerdir?

Deneyimli ellerde laparoskopik cerrahi karın açılarak yapılan ameliyatlardan iyi sonuçlar vermektedir. Laparoskopik cerrahinin başlıca en önemli avantajları; Ameliyatların uzun kesiler yapılmadan gerçekleştirilebilmesi ve deri yüzeyinde estetik açıdan rahatsız eden izler kalmaması hem görsel hemde estetik bir avantaj sağlıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, laparoskopik ameliyatların birçok ameliyat çeşidi için başta kanama ve enfeksiyon olmak üzere daha az yan etkiye neden olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca ameliyat alanında daha az doku hasarının olması, daha kolay ve hızlı iyileşme sağlamaktadır. 

Açık ameliyatlardan sonra oluşan ve birçok hastada yaşamının sonuna kadar sıkıntı yaratan karın içi yapışıklıklar laparoskopik ameliyatlardan sonra daha az görülmekte; buda yapışıklıklara bağlı ileride gelişebilecek barsak dolanmasına bağlı barsakların tıkanıklığı, hastanın ikincil başka bir hastalığa bağlı gerekebilecek laparoskopi şansını yitirmesini minimale indirmektedir. Laparoskopik yöntemin en belirgin avantajlarından biri de ameliyat sonrası hastanın ağrısının daha az olması ve daha az ağrı kesiciye gereksinim duymasıdır. Laparoskopik cerrahide hastanede kalış süresi de daha kısadır. Hastanın normal fiziksel aktivitesine kavuşması ve işine dönebilmesi de daha kolay ve hızlı olur.

Hastanemizde Üroloji uzmanı Op. Dr. Doğukan SÖKMEN tarafından Laparoskopik ameliyatlar başarıyla yapılmaya başlanmıştır.



Devamı...

TEŞEKKÜR ZİYARETİ

Hastanemiz kalite birimi kalite denetlemelerinde desteklerinden dolayı hastane idaresine teşekkür ziyareti gerçekleştirmiştir.


Devamı...

TEŞEKKÜR ZİYARETLERİMİZ

Kalite denetlemesinde büyük bir özveri ve gayretle çalışan tüm hastane servislerimize teşekkür ziyaretleri yapılmıştır.Tüm personellerimize sonsuz Teşekkürler.Op.Dr.Faruk TONGA


Devamı...

14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ

14 Kasım Dünya Diyabet Günü olması sebebi ile 14 Kasım 2014 tarihinde Hastanemiz Doktorlarından Uzm.Dr.Özgen ÇELER ve Dİyabet Eğitim Hemşiremiz Çağla Demir tarafından İl Halk Sağlığı Müdürlüğünde Diyabet ve Obezite Eğitimi verilmiştir.


Devamı...

  randevu  labsonuc  drcalisma

 

Telif Hakkı Amasya Sabuncuoğlu Şerededdin Eğitim ve Araştırma Hastanesi aittir.2013
Adres: Kirazlı Dere Mah./ Merkez / Amasya
İletişim:(358)218 40 00(bpx 5 Hat) Fax:(358) 212 00 01